Bizimkisi Bir Çet Hikayesi




Günümüzde 7’den 77’ye hepimizin elinde telefon, tablet gibi bir akıllı cihaz var. Bunun yanında diz üstü bilgisayarlardan masa üstü bilgisayarlara kadar bilgi işlem cihazları artık hayatımızın bir parçası. Bu kadar cihaz İnternet’e bağlanınca en önemli konuların başında bu cihazların güvenliğini sağlamak oluyor. Elinizdeki cep telefonundan faturalarınızı ödüyor, para transferi yapıyorsunuz. Kim ister ki cep telefonu bir şekilde kötü niyetli bir siber korsan tarafından ele geçirilsin ve banka hesabı boşaltılsın. Ya da cep telefonu galerisindeki fotoğraf ve videolar İnternet’te paylaşılsın. İşte siber güvenlik  bizi bu gibi tehlikelerden korumak için yapılan çalışmalara verilen genel bir isim.

Siber güvenlik kavramını bu kadar popüler hale getiren İnternetle ilk tanışılan dönemde hackerlığa olan merak olduğu kadar bu alanda oluşan istihdam açığı da ciddi bir etken. Ve yine her gün haberlerde duyduğumuz siber güvenlik ihlalleri ve hacklenme olayları bu alana olan ilgiyi her gün arttırmakta.

İnternet ile 1994 yılının karlı bir Kış gününde Gazi Üniversitesi kütüphanesinde tanıştım. Bilenler bilir Gazi Üniversitesinin büyük kütüphanesi iktisat fakültesi bahçesindeydi. Duyduk ki kütüphaneye İnternet gelmiş. Koştuk gittik. Koymuşlar 4 tane bilgisayar başında deli gibi kuyruk. Sıra bana gelince oturdum bilgisayarın başına ama ne yapacağımı bilmiyorum. Baktım yan tarafta kılavuz gibi birkaç sayfadan oluşan bir şey var. Açtım baktım. Sonra yazdım ekrana gopher gopher filan falan. Yani daha http protokolü yok. Var da bizim bilgisayarda yok. Bağlandık kapkara bir terminal ekranından Amerika’da bir üniversitenin kütüphanesine o kadar. Ne müzik ve resim ne video hiç bir şey yok tabi. Bugünkü gençlere göstersen saniyesinde kaçar gider.

Demem odur ki o günlerden beridir İnternet kullanırım ama kendime çok kızarım. İnternet ile ilgili bir proje yapmadım diye. Düşünün ekşi sözlüğün sourtimes.org olduğu Sedat Kapanoğlu’nun evinde masanın altında bir bilgisayarda host edildiği günleri bilirim ama bir yazar hesabı açmadım hiç. Ya da armut.com gibi bir domain alıp kenara atıp 100 bin dolara satmak gibi. Mirc’te takıldık ICQ kullandık eyvallah ama tutup bir web sayfası yapıp İnternet Mahir gibi meşhur olamadık örneğin.

Neyse lafı uzatmayalım. Artık bir proje başlatma zamanı geldi.  O kadar yoğunluğuma rağmen bu yaz www.siberguvenlik.web.tr projesini hayata geçirdim. Amacım siber güvenlik alanında lider bir portal oluşturabilmek. Sitenin hakkında kısmına şöyle yazmışım “Siber Güvenlik dünyasından haberler, dünya ve ülkemizin önde gelen siber güvenlikçileri ile yapılan röportajlar, nasıl yapılır köşeleri ile en güncel ve en geniş içeriği okurlarına sunmayı hedeflemektedir.” İnşallah hedefime ulaşabilirim. Tabi tek kişi hem teknik hem içerik ile ilgilenmek zor olacak ama bakalım.

Türkçe içerikle Google reklamlarından para kazanılmadığı için Google reklamları eklemeyi ilk başta düşünmüyorum. Firmalardan sponsorluk alabilirsem bunu sitenin SEO, reklam vb gibi giderlerine yani yine site için harcamayı düşünüyorum. Sponsor bulmak sizi daha çok üretmeye teşvik ediyor ama bulamasak ta kendi içerik pazarlamam için bir mecra olur ne diyelim.

Bir tıkınızı beklerim.




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*